Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemleri, bir yandan toprak kayıpları ve ekonomik zorluklarla mücadele ederken, diğer yandan da siyasi ve sosyal değişimlere sahne olmuştur. Bu değişimlerin en önemlilerinden biri, Meşrutiyet dönemleridir. Meşrutiyet, padişahın yetkilerinin bir anayasa ve halk tarafından seçilen bir meclis ile sınırlandırıldığı bir yönetim şeklidir. Osmanlı tarihinde iki farklı Meşrutiyet dönemi yaşanmıştır: I. Meşrutiyet (1876-1878) ve II. Meşrutiyet (1908-1918).
I. Meşrutiyet'in ilan edilmesinde birçok faktör etkili olmuştur. Bunlardan en önemlileri şunlardır:
Sultan II. Abdülhamid, Genç Osmanlıların baskısı ve iç ve dış gelişmelerin etkisiyle 1876 yılında Kanun-i Esasi'yi ilan etti. Kanun-i Esasi, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk anayasasıdır. Bu anayasa ile:
Meclis-i Mebusan, Ayan Meclisi (padişah tarafından atanan üyelerden oluşuyordu) ve Mebusan Meclisi (halk tarafından seçilen üyelerden oluşuyordu) olmak üzere iki meclisten oluşuyordu. Ancak, Sultan II. Abdülhamid, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nı bahane ederek 1878 yılında Meclis-i Mebusan'ı kapattı ve Kanun-i Esasi'yi askıya aldı. Böylece, I. Meşrutiyet dönemi sona erdi ve II. Abdülhamid, istibdat (baskı) dönemini başlattı.
II. Meşrutiyet'in ilan edilmesinde de birçok faktör etkili olmuştur. Bunlardan en önemlileri şunlardır:
İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin örgütlediği askeri birlikler, 1908 yılında Selanik'te ayaklandı. Bu ayaklanma, II. Abdülhamid'i Kanun-i Esasi'yi yeniden yürürlüğe koymaya ve Meclis-i Mebusan'ı tekrar açmaya zorladı. Böylece, II. Meşrutiyet dönemi başlamış oldu.
II. Meşrutiyet dönemi, Osmanlı tarihinde önemli siyasi ve sosyal değişimlere sahne olmuştur. Bu dönemde:
II. Meşrutiyet'in ilanından sonra, İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin iktidarı ele geçirmesi ve muhaliflere baskı uygulaması, bir takım huzursuzluklara neden oldu. 1909 yılında İstanbul'da 31 Mart Vakası olarak bilinen bir ayaklanma çıktı. Bu ayaklanma, İttihat ve Terakki karşıtları tarafından başlatılmıştı. Ancak, Hareket Ordusu (Selanik'ten gelen askeri birlikler) tarafından bastırıldı. 31 Mart Vakası'ndan sonra, II. Abdülhamid tahttan indirildi ve yerine V. Mehmet Reşat padişah oldu.
II. Meşrutiyet dönemi, Osmanlı İmparatorluğu'nun I. Dünya Savaşı'na girmesi ve imparatorluğun yıkılmasıyla sona erdi. Ancak, bu dönem, Osmanlı tarihinde önemli bir dönüm noktasıdır. Meşrutiyet, Osmanlı Devleti'nde demokrasi ve hukuk devleti idealinin gelişmesine katkıda bulunmuş, Türk siyasi hayatında önemli bir iz bırakmıştır.
I. ve II. Meşrutiyet dönemleri, Osmanlı tarihinde önemli anayasal gelişmelerin yaşandığı dönemlerdir. Ancak, bu iki dönem arasında bazı önemli farklılıklar bulunmaktadır:
Sonuç olarak, Meşrutiyet dönemleri, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yaşanan önemli siyasi ve sosyal değişimlerin bir yansımasıdır. Bu dönemler, Türk siyasi hayatında demokrasi ve hukuk devleti idealinin gelişmesine katkıda bulunmuş ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasında önemli bir rol oynamıştır.